Pazar, Ağustos 14, 2022

Sağlığınızı korumak için tavsiyeler

sağlığı korumak için tavsiyeler

Sabah güneşin doğmasına 1-2 saat kala uykudan kalkmak ve akşam güneşin batmasına 1-2 saat kala uyumamak gerekir. Bu saatlerde uyuyanların uyku, yorgunluk, tembellik ve hastalığı çoğalır. Çünkü bu saatlerde vücut, sistemlerin dengeli olabilmesi için gerekli olan hormonları üretir. Uykuda ise bu süreç yavaşlar. Bu durum fiziksel, psikolojik ve ruhsal rahatsızlıklara yol açar.

Her hastalığın temelinde yetersiz hazım veya hazımsızlık olduğu için, zencefil, kekik, kimyon, mercanköşk, hardal, zerdeçal, kakule, çemen ve biberiyeyi sırayla devamlı kullanmak gerekir. Bunlar sindirimi kolaylaştırır, mide ve bağırsakları kuvvetlendirir, bu organlardaki mikroflorayı normalleştirir, iltihaplanma sürecini durdurur, gastrite, hatta H-Pylori enfeksiyonuna son verir.

Baş ağrısı, midede hazımsızlık, geğirme, ekşime varsa, tansiyon ve kan şekeri yükseliyorsa yapılacak en doğru şey kusmaktır. Kusmak için 1 çorba kaşığı zeytinyağı, 1 bardak ılık suyu karıştırarak içmek yeterli olabilir. Kusmada zorlananlar, midenin üzerine ılık su torbası koyup, iki parmağı ağza sokarak kusma hissi uyandırabilirler.
Ayda bir ya da iki defa kusmak ile mide temizlenir ve kuvvetlenir. Midesi zayıf olan A kan grupları için bu tavsiye fevkalade önemlidir.

Hindi bağ, sinirli ot, ısırgan otu ve yabani semiz otunu, mide, bağırsak ve karaciğer enzimlerini artırmak için, hazmı ve kan üretim süreci gibi bedenin bütün süreçlerini düzeltmek için, kısacası tüm hastalıklara karşı ilaç olarak kullanmak gerekir.

Yeşil sebzeyi çoğaltmak gerekir. Roka, çiğ ıspanak, hindiba, kereviz, maydanoz, semizotu gibi her türlü yeşilliği, havuç, kırmızı pancar, soğan, limon suyu ve zeytinyağı katarak, salata şeklinde her gün yemek gerekir.

Kabız olmamaya dikkat etmek gerekir. Sağlıklı olmak isteyen, büyük abdeste çıkmadan ikinci bir yemek yememelidir. Karpuz, incir, greyfurt, üzüm gibi meyveler, havuç ve yeşil yapraklı sebzeler bağırsakları rahatlattığı için büyük abdeste çıkılmadığı zaman yemek olarak yenebilir. Bu kaideye ömür boyu riayet edilmelidir.

Magnezyum sülfat (ingiliz tuzu), hint yağı veya sinamekiyi haftada bir.

Sarısabırı her ilkbahar ve sonbaharda.

Acı kavun yaprağını yazın ayda bir defa kullanmak sindirim sistemini ve organların sağlığını korur.

Sarımsak yutmaya alışmak gerekir. 3 dişten başlanarak 11 dişe kadar çoğaltılabilir. Böylece yılda 1 defa 11 günlük sarımsak kürleri yapılır. İmkan varsa, bu 21 günlük kürler sırasında 10 gün boyunca her akşam bir baş sarımsak, 1 tatlı kaşığı çörek otu, 1 tatlı kaşığı ısırgan otu tohumu dövülür, yarım çay kaşığı zencefil eklenir, bal ile karıştırılır ve aç karnına yenir. Fakat her akşam 1-3 diş sarımsak yutmaya ömür boyu devam edilir. Çiğ soğan ve sarımsak kansere, alerjiye, ağır enfeksiyonlara ve genetik mutasyonlara karşı vücudun direncini artırır. İdrar, balgam, safra ve hayzı söktürür, iltihabı kurutur, zararlı mikropları ve kurtları öldürür, bezleri ve kanı temizler, tansiyon, kolesterol ve kan şekerini kontrol altına alır.

Her sabah taze sıkılmış sebze veya meyve suyu içmek, her gün meyve ve yeşil sebze yemeye devam etmek, kanı ve organları temiz tutar, kalbi rahatlatır, huyu güzelleştirir, uyku ve yemeği azaltır, vücudun sağlığını, kuvvetini ve canlılığını korur.

Karpuzmevsiminde karpuzu tüm hastalıklara karşı büyük nimet olarak görmek, onu çekirdekleri ile yemek ve kabuğunun suyunu sıkarak günde 1-2 çay bardağı içmek gerekir. Karpuz böbrek taşlarını düşürür, karaciğeri ve böbrekleri kuvvetlendirir ve temiz tutar.

Uyarı: Sebze ve meyvenin genetiğinin değiştirilmemiş olmasına dikkat edilmelidir.

Halis zeytinyağının faydaları saymakla bitmez. Kan şekerini ve kolesterolü dengeler, basuru, karaciğer ve böbrek dokularını, iç ve dış yaraları iyileştirir. Kanserden korunmada ve safra taşlarını eritmede etkilidir, damar açıcı ve temizleyicidir. Zeytin yağından maksimum fayda sağlamak için çiğ olarak kullanmak gerekir.

Haftada 1-3 defa yeşil sebze ile birlikte mizaca yani kan grubuna uygun olan bir et ve 1-2 defa balık yemek sindirimi rahatlatır, bağışıklık sistemini kuvvetlendirip, metabolizmayı düzeltir.

Yumurta sadece taze olarak 1-3 günlükken, en fazla 9-10 günlükken, yenebilir. 10 günlük veya daha bayat yumurta veya 5 dakikadan fazla kaynatılmış yumurta veya pastörize edilmiş yumurta zehirlidir ve alerjendir. Bayat yumurta eskiden sadece çimento yapımında kullanılırdı.

Kan dolaşımını düzeltmek ve muhafaza etmek için her ilkbaharda sülük kullanmak, yazın ve kışın da hacamat yaptırmak gerekir.

Hazmın bozulmaması, vücutta toksik kalıntı oluşmaması ve karaciğer hastalıklarına yakalanmamak için;

• Süt ürünlerini balık, tavuk ve etle birlikte yememek,
• Nohut, mercimek ve fasulyeyi yoğurtla birlikte yememek,
• Mide ve bağırsaklarda gaz oluşturan yiyeceklerden,
• Hazır sosis, salam, sucuk gibi karışık et ürünlerinden,
• “Fast-food” yiyeceklerden,
• Dondurulmuş yarı hazır gıdalardan,
• Mikrodalga fırında hazırlanan besinlerden,
• Ambalajlı ürünlerden ve konservelerden uzak durmak gerekir.
Ayrıca
• Gluten
• Süt
• Kavrulmuş ve beklemiş kuru yemişler,

• Margarin, ayçiçek yağı, fındık yağı ve mısırözü yağı gibi rafine edilmiş katkılı yağlar kolesterolü yükseltir ve damarlarda katı tıkanıklıklar oluşturur.
• Boya, sitrik asit veya sirke ruhu ile hazırlanan zeytinler,
• Ketçap, soslar, hazır turşular, katkılı reçeller ve yapay ballar,
• Uzun ömürlü süt, krem şanti, hazır çorba ve diğer uzun ömürlü ürünler,
• Aspartam, aspasvit, aspamiks, glikoz, fruktoz gibi transgenik tatlandırıcılar,
• Boya, tatlandırıcı, aroma ve karbondioksit içeren gazoz, yapay hazır meyve suları ve kolalı içecekler,
• Transgenik nişasta, glikoz, fruktoz, kıvam artırıcı, aroma ve boya, süt tozu, yumurta tozu, yağ ve koruyucu içeren hazır yiyecekler

sağlığa son derece zararlıdır uzak durmak gerekir.

Bunlar, böbrek, karaciğer, beyin ve üreme organlarının dokularını olumsuz etkiler, hafıza, kaybına, konsantrasyon bozukluğuna, kısırlığa, şeker hastalığına, alerjilere, genetik mutasyonlara ve bugüne kadar bilinmeyen hastalıklara sebep olur: (MS gibi).
“Doğal” olduğu söylenen vitamin ve ilaçların hemen hemen tamamı genetiği değiştirilmiş ürünlerden elde edilir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz