Pandemi döneminde beslenme ipuçları

20
pandemi dömenide beslenme

Hiç şüphesiz sağlıklı, düzenli ve dengeli beslenme pandemi şartları altında çok daha fazla önem kazanıyor. Maalesef pandemi olarak kabul edilen koronovirüsün (Covid-19) bulaşmasını engelleyebilecek veya tedavi edebilecek herhangi bir gıda yok.

Pandemi döneminde beslenme

  • Sağlıklı ve dengeli beslenme,
  • Düzenli fiziksel aktivite,
  • Sigara tüketmemek.

Bağışıklık sistemimizi güçlü tutma ve muhafaza etme bağlamında önemli ve bunu bilim insanları sıklıkla dile getiriyor.

Saydığım bu üçlü zaten biz sporun farklı dalları ile yakından ilgilenenler için yaşam tarzı haline gelmiş kriterler. Çoğumuz pandemi veya normal şartlar altında sağlıklı, düzenli ve dengeli beslenme eşliğinde süreklilik arz eden egzersiz ile iç içe. Bahaneler arkasına saklanmadan her şart altında tüm dikkat edilmesi gerektiği ifade edilenler vazgeçilmez yaşam tarzı.

Sağlıklı, dengeli ve düzenli beslenme deyince ne anlıyoruz? Bu bağlamda düşüncelerimi dile getirmeden önce Hz. Muhammed (s.a.v) bir sözünü dikkatinize sunmak istiyorum “Her bedene alıştığı ilacı verin”. Bu söz çok derin anlam ifade ediyor. Bana sorarsanız bugün gündemde olan farklı farklı birçok diyetin özeti adeta. Söz konusu beslenme olunca şunu çok iyi bilmeliyiz ki birimiz için çok iyi sonuçlar veren bir beslenme şekli diğerimiz için tıpatıp aynı sonucu vermeyebilir. Ama tabiki kabul gören genel doğrular söz konusu ve bizlerde bu genel doğrular çerçevesinde kendi deneyimlerimize dayalı yorumlar yapıyoruz.

Beslenme konusunda kişisel olarak kırmızı çizgimin çok net olduğu noktaları aşağıda bulabilirsiniz. Ancak şunu unutmayın; hiç bir şeyi abartmaya gerek yok yaşamımızın her alanında kendimiz için işleyen bir denge kurma zorunluluğu ile karşı karşıyayız. Aşırı uçlarda hareket ederek kendimizi ve yakınımızda olanları huzursuz ve rahatsız edici bir davranış içinde olmamalıyız.

Şeker (Şeker tükettiğiniz an vücudunuzun yağ yakımını ışık hızı ile durdurduğunu unutmayın), işlenmiş et grubunda yer alan ürünler, şekerli su olarak adlandırdığım her türlü hazır içecek, aklınıza gelebilecek her tür pastane ürünü, diet ve light olarak adlandırılan her tür ürün, basit karbonhidrat grubuna giren glisemik indeksi yüksek her tür şey, ev dışında kızartma tarzı ürünler genel olarak rutinimide olmayan şeyler (bunları isimlendiremediğim için özellikle bir isimlendirme yapmadan şeyler tanımlamasını kullanıyorum).

Bazen şekerin yerine koyulan bileşen, şekerle aynı miktarda kalori içerebilir. Örneğin, kahvaltılık gevrekte bulunan şeker, başka bir karbonhidrat olan ve aynı miktarda kalori içeren nişasta ile değiştirilebilir. Dolayısıyla, şekeri azaltmak mutlaka daha az kaloriyle sonuçlanmayabilir; tüketiciler, “şekeri azaltılmış veya az şekerli” ya da “ilave şeker içermeyen” yiyeceklerde daha az kalori bulunmasını beklerler ama durum bu olmayabilir.

Yukarıda sizlerle paylaştığım ve beslenmemin ana çerçevesini oluşturan bu yaklaşım genel olarak uzak durmamızın faydalı olduğu bilim insanları tarafıncada dile getirilenler. Hayat kısa, canımız çektiğinde ve sevdiklerimiz için zaman zaman esneklik göstermek, mutlu hissettirecekse kırmızı çizgilerimizi arada bir aşmamızın bir zararı olacağını asla düşünmem. Tadında olmak kaydıyla bazı olmazsa olmazlarımızı, zaman zaman göz ardı edebiliriz. Ama bu asla bir rutine dönüşmemeli.

Genel doğrular çerçevesinde kendi doğrunuz ve mutlu olacağınız şekilde beslenme ve egzersiz planlamanızı yapmanız önemli. Genel doğruları bilin ve bunlara özen gösterin ancak abartmayın ve mutlu olacağınız şekilde, sizin vücut yapınıza ve yaşam şeklinize en iyi şekilde cevap verecek kendi doğrularınızı bulun ve onları takip edin.

Kendi doğrularınıza ulaşma yolunda en iyi rehberin kendiniz olduğunu unutmayın. Tecrübeye, bilim insanlarına kulak verin ve bilimsel doğruları öğrenmek için bilgilerinizi sürekli olarak tazeleyin.

Ülkemize özgü beslenme rehberi’nde önerilen sağlıklı yemek listesine göre her ana öğünde bir çeyreği sebzelerden, diğer çeyreği tam tahıl ürünlerinden ve kalan yarısının eşit üç parça halinde meyvelerden, yüksek proteinli gıdalardan (kurubaklagiller, et, yumurta, balık, tavuk, yağlı tohumlar, vb.) ve süt ürünlerinden (süt, yoğurt, ayran, peynir vb.) gelmesi önerilmektedir. Bunların yanı sıra yeterli su tüketiminin sağlanması ve günlük beslenmede zeytinyağı kullanılması önerilmektedir.

Neleri tüketme konusunda kırmızı çizgilerim olduğunu yukarıdaki satırlarda sizlerle paylaşmıştım. Bu noktada ufak yaşlardan bu yana yaşam tarzım olan ve benim için mükemmele yakın sonuçlar veren beslenmemin vazgeçilmezlerine kısaca değinmek istiyorum.

Basit karbonhidratlardan uzak (Kompleks karbonhidratlar kana daha yavaş geçerek, kan şekerini daha yavaş yükseltip, uzun süre aynı seviyede kalmasını sağlar),

Mevsiminde olan sebzeler (oldukça limitli) ve bol lifli gıdalar,

Et, balık, yumurta gibi hayvansal protein kaynaklarının yanında bitkisel protein kaynağı olarak gördüğüm bakliyatgiller ve sebzeler,

  • Her tür zeytinyağlı ürün,
  • Avakado, ceviz, badem, fındık, şam fıstığı gibi çerezler (iyi yağ kaynaklarım),
  • Zeytin ve zeytinyağ (iyi yağ kaynaklarım).

Meyveyi mevsiminde olmak kaydıyla ve oldukça sınırlı miktarda tükettiğimi bilmenizi isterim. Meyve’ye şüpheyle yaklaşmamın en önemli nedeni kullanılan tarım ilaçları ve günümüz meyvelerinin eskiye göre daha şeker yüklü olduklarını düşünmem. Muz dahil olmak üzere çok sınırlı tükettiğimi bilmenizi isterim. Spor salonlarından egzersiz öncesi ve sonrası büyük boy muz tüketenleri şaşkınlıkla gözlemlediğimi ve sorguladığımı bilmenizi isterim. Keza süt tüketimini yıllardır yapmadığımı bilmenizi isterim.

Destek ürünlerinden elde edebileceklerinizi, doğal yollarla elde etmeye özen gösterin. Lütfen kolaycılığa kaçıp belli destek ürünlerini tüketmeden arzu ettiğiniz atletik ve fit vücut şeklini elde edemeyeceğinizi asla düşünmeyin. Göreceksiniz süreklilik arz eden kaliteli, doğru ve doğal beslenme şekli uzun vadede size başarılı sonucu getirecek.

Ekosistemimize yani biyobireyselliğimize uygun beslenmemiz önemli. Yani;

  • Beslenme kişiye özeldir,
  • Aileden aldığımız genetik kodlar veya alışkanlıklar,
  • Yöresel beslenme,
  • Mevsiminde olanları tüketmek,
  • Alerjilerimiz ve intoleranslarımız.

Örneğin favori sebze ve içeceklerimden biri pancar – pancar suyu ama aklımızın kenarında bulunurmamız gereken “Kalsiyum Oxalat” ve “Kalsiyum Fosfat” birikintili böbrek taşı olanlar maalesef pancar suyu tüketirken dengeyi bulmak zorundalar ve aşırıya kaçmamaları gerekiyor (Şeker pancarı birçok yararlı enzm, viatamin, mineralle, tuzlar, hormanlar taşırken rafine edilip şeker yapıldığında tüm faydasını kayberder). Keza son dönemlerin moda glutensiz beslenme furyası.

Uzun soluklu glutensiz beslenme yapanlar vücutlarındaki arsenik oranını yükseltme riski ile karşı karşıya olduğunun farkında mı? Bu örnekleri neden veriyorum sürü prikolojisi ve derinlemesine bilgi sahibi olmadan birinin dediklerinin arkasına takılıp “kiralık beyinlerle” düşünerek bir şeyler yapmayalım düşüncesiyle.

Sözlerimin sonuna yaklaşırken bazı diyet türlerine dikkat çekmek istiyorum; Dukan, Hollywood, Ketojenik, Karatay, Vejeteryan, Akdeniz, Alkali, Glisemik İndeks, Aralıklı Oruç Yöntemi, Gezeken, Kan Grubuna Göre , İsveç , Taş Devri (Paleo), Sirkadiyen Beslenme.

Söz diyet türlerine gelince aklınız karışmasın. Aslında formül basit. Beslenme planım ile tüm bu diyet türlerini mukayese ettiğimde hepsinden birşeyleri kendimin zaten çok uzun yıllardır uyguladığımı görüyorum. İşleri karmaşıklaştırmaya ve zihninizi bulandırmaya gerek yok. Standart şartlar altında yaşayan insanların pratiğe geçirebilecekleri bir düzende kendimiz için en iyi sonucu veren bio-bireyselliğimize uygun her şeyin kararında ve dengeli olduğu bir beslenme ve egzersiz planlaması tüm ihtiyaçlarınızı karşılayacaktır inancındayım.

Hipokratın ifade ettiği gibi “Yediklerinizi ilaç, ilaçları yediklerinizden yapın.” Bedenen, Ruhen ve Zihnen tesis edeceğimiz denge içinde.

Outdoor Fitness dergisi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz