Migren Hastalığı ve Tedavisi

260
migren tedavisi

Migren nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Migren, çoğunlukla ataklar halinde gelen bir baş ağrısı tipidir. Ataklar 4 saatten 72 saate kadar değişen uzunluklarda olabilir. Kişi ataklar arasında kendini tamamıyla normal hisseder, ancak bir sonraki atağın endişesi içindedir. Eskiden “sadece bir baş ağrısı tipi” olarak görülen migren, artık başlı başına bir nörolojik hastalık olarak kabul edilmektedir.     

Migren ağrısı genellikle orta şiddette ya da şiddetlidir ve kişinin normal aktivitelerini engelleyebilir, hem migren yakınması olan kişinin hem de yakınlarının yaşam kalitesini bozabilir. Baş ağrısı zonklayıcı ya da nabızla birlikte atan şekilde hissedilebilir ve başın tek bir yanında yerleşebilir. Bulantı, kusma, ışığa veya sese karşı hassasiyet baş ağrısına eşlik edebilir.

 Migren kadınlarda erkeklerden daha sık görülür; kadınlarda %18.6 ve erkeklerde %6.5 oranında görülmektedir. Yapılan çalışmalarda bir hekim tarafından tanı konulmamış olan migren hastası oranının kadın hastalarda %59’a, erkeklerde ise %70’e ulaştığı gözlenmektedir.

 Birçok kişide ağrı ve diğer semptomlar o kadar şiddetlidir ki, sadece karanlık bir odada yatıp uyumak isterler. Bu da günlük yaşantıyı aksatır.

Migren kimlerde görülür?

Migrenin kadınlarda görülme sıklığı erkeklerdekinin üç katıdır. Bu farklılığın sebebi kadındaki hormonal değişikliklerdir. Hastaların çoğunda atak 40 yaşından önce ortaya çıkar. Bu da genelde ergenlik çağına denk gelir.

50 yaşının üstünde birinde migren başlama ihtimali zayıftır. Kadınlarda çoğunlukla orta yaşlarda ortaya çıkmaktadır.

Niçin migren hastası oluruz?

Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte beyin kan damarları ve beynin sinir iletimindeki kimyasal madde değişiklikleri sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kadınlardaki hormon değişikliği migren ağrısına yol açabilir. Genetik (aileden gelen, kalıtsal) faktörler konusunda çalışmalar sürmektedir. Annesi ya da babası migren hastası olan birinin migren hastası olma ihtimali %40 dır. Hem annesi hem babası migren hastası olan birisi %75 oranında migren hastası olabilir ki bu çok yüksek bir ihtimaldir.

Migrenin nedeni nedir?

Migrenin neden ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir. Anne-babadan birinde migren varsa, çocukta da olma olasılığı %40’tır. Eğer her ikisinde de migren varsa, çocukta da %75 olasılıkla migren görülebilir.  

 Birçok kadında adet kanamasından hemen önce östrojen hormonu düzeylerinin azalması migren ağrısına yol açabilir.

Migreni tetikleyen faktörler nelerdir?

Migren atağının gelmesi için tek bir tetikleyici yoktur. Zaten tek bir tetikleyici migren atağı oluşturmaz. Üst üste gelen etmenler atağın başlamasına sebep olur. Bir hastanede yapılan araştırmalarda migren hastalarından alınan cevaplara göre en sık görülen durumlar stres, hormonlarda değişiklik, halsizlik, yorgunluk ve öğün atlamadır. Çocuklarda aç kalma, az yemek yeme, kadınlarda adet dönemiyle ilgili hormonal değişiklikler migrene neden olabilir.

Şu faktörlerde migren tetikleyicisi kabul edilmektedir:

  • Yeterince yememek,
  • Bazı yiyecekler ve içecekler; eski peynir, çerez, çikolata, şarap, alkol, kafeinli içecekler, kahve, çay, katkı maddeleri,
  • Çevresel faktörler; göz alıcı ışık, ağır koku, seyahat, çok yorulma, hava değişiklikleri,
  • Hormonal değişiklikler; adet dönemi,gebelik , doğum  kontrol hapları
  • Uyku problemi;uykusuzluk çekme ya da aşırı uyuma,
  • Duygusal değişiklikler;endişe, üzüntü, tartışma, heyecan, depresyon, stres,
  • Baş ve boyunda ağrı; göz, boyun,diş, çene ağrısı,
  • Bu tetikleyicilerin hepsi bir kişide olmak zorunda değildir. Atak başlaması için yukarıdaki bir kaç neden yeterli olabilir.

Migren İçin Diğer Faktörler

Adet dönemi, hava-mevsim değişiklikleri, deniz seviyesinden çok yukarıda bulunmak…

Bu tetikleyici faktörlere karşı duyarlı olan kişiler bu faktörlerden uzak durarak migrenin getirdiği kısıtlamalardan büyük ölçüde kurtulabilirler.

Migrenin belirtileri nelerdir? Kaç evreye ayrılır?

Hasta migren sırasında bir müddet kendini soyutlamak, dinlenmek ihtiyacı hisseder. Bazı belirtiler hastayı baş ağrısından daha çok rahatsız edebilir. Migreni beş evreye ayırabiliriz:

Migrenin Uyarıcı belirtiler

  • Yorgunluk,
  • Işıktan ve sesten rahatsız olma,
  • Kaslarda ağrı,
  • Mide bulantısı, kabızlık,ishal,
  • Susuzluk, idrara sık çıkma
  • Huzursuzluk, üzüntü gibi belirtiler migren atağının geleceğini gösterebilir.

Migren Ve Aura dönemi

Migren ağrısından ortalama 20 dakika kadar önce görülen dönemdir. Tek taraflı görme kaybı, kör nokta, ışınsal tarzda renkli titrek çizgiler, ışık çakması, kolda bacakta karıncalanma, uyuşma hissi olabilir. Örneğin aura dönemi geçiren bir hasta bu durumu şöyle tanımlamaktadır: Kısmi görme kaybı yaşıyorum. Bu hep baş ağrım olmadan hemen önce oluyor. Ortalama yarım saat sürüyor. Baş ağrım başladığında görmem normale dönüyor.
Aura migren habercisi olarak kabul edilmektedir.

Baş ağırısı dönemi

72 saate kadar sürebilen bir dönemdir. Başın tek tarafında zonklayıcı bir ağrı vardır. Bazen başın iki tarafı da tutabilir. Hareket ederken ağrı artar. Bununla birlikte bulantı, kusma, ışık ve gürültüden rahatsız olma gibi durumlar mevcuttur. Bir migren hastası bu dönemi şöyle özetlemektedir:

Kafam zonkluyor, beynim patlayacak gibi oluyor. Normal ışık bile beni rahatsız ediyor. Kafamın yerinden fırlayacağını düşünüyorum. Midem bulanıyor. Huzursuz biri oluyorum. Atak başladığı sırada üşüyorum.

Ağrının geçmesi dönemi

Ağrının geçmesi için uyumaya çalışmak biraz rahatlamanızı sağlar. Ama ağrının geçmesi için yapılması gerekenler kişiden kişiye değişebilir. Çocuklarda kusma çok faydalı olabilir. Kimisi için de mutlaka ilaç tedavisi gerekir. Bazı hastalar ise atağın geçmesini bekler çünkü başka bir şeyin işe yaramadığını söylemektedirler.

Migren Ve İyileşme dönemi

Atak geçtikten sonra, daha doğrusu baş ağrısı geçince, bir gün boyunca kendinizi çok yorgun hissedebilirsiniz. Çok yorucu bir işten çıkmış gibi olursunuz. Bazı hastalar ise baş ağrısından sonra kendilerini gayet enerjik hissettiklerini söylemektedir.

Migren atakları ne kadar sıklıkla gelir?

Atak sıklığı değişken bir durumdur. Kişiden kişiye değiştiği gibi kişinin atak zamanı da değişken olabilir. Ayda 1-2 kez ya da haftada bir atak geçirilebilir. Ayrıca ataktan sonra uzun bir süre atak gelmeyebilir. Ama kesin olan bir şey var ki her gün migren atağı gelmez.

Migreni akupunkturla güvenli bir şekilde tedavi edebiliriz.

Migren tedavisine başlarken önce hastanın nöroloji sonuçları incelenir. Kesin migren teşhisi konmuşsa akupunktur tedavisine geçilir.Tedavi başlamadan önce ilgili tetkikler yaptırılır. İhtiyaç varsa nöroloji konsültasyonu talep edilir. Alınan detaylı anamnez ve nöroloji raporundan yola çıkılarak ağrının tipi belirlenir.

Örneğin ağrı alerjik kökenli ise kulak ve vücutta genel ve bölgesel ağrı önleyici noktalar yanında alerji noktalarına da çalışılır. Hormonal kökenli baş ağrısı varsa ilave olarak hormonal noktalara  da çalışılır. Ağrı stres kökenli, psişik kökenli ise genel stres önleyici, kişideki gerilimi azaltıcı noktalara çalışılır.

Migren tedavisinde kulak ve vücut akupunkturu birlikte yapılıp belli noktalar ya elektro akupunktur cihazına ya da lazer cihazına bağlanır. Sujok el-ayak akupunkturu yöntemi de tedaviye eklendiğinde daha güzel sonuç elde edilir.20-25 seans tedavi yapılıp 1 yıl sonra 10 seans ve 2 yıl sonra 10 seans hatırlama tedavisi yapılır.

Akupunktur ile migren tedavisinde %90 sonuç alınır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz