Cumartesi, Ocak 15, 2022

Kordon Kanı Nedir? Ne İşe Yarar?

Kordon kanı bankacılığı gittikçe yaygınlaşmakta ve saklama konusunda hem maliyet açısından hem de tam olarak ne işe yaradığını bilmediklerinden dolayı tereddüt etmektedirler. Genelde biz kadın doğum uzmanları gerekli bilgileri verip doğrudan hastaları bu konuda yönlendirmeyip , bir kordon kanı bankası ile görüşmelerini önerip daha çok tercihi kendilerine bırakmaktayız.

Kordon kanı nedir?

1980’li yılların başında, yeni doğan bebeklerin kordon kanında  kök hücrelerin bol miktarda bulunduğu ve bu hücrelerin tedavide kullanılabileceği fikri ortaya atılmıştır. Elde edilen kordon kanı belirli koşullar altında toplanıp dondurularak saklanabilmekte, daha sonra gerek duyulduğunda çözülerek kullanılmaktadır. İlk olarak Dr. David Harris, 1992 yılında oğlunun kordon kanını kendi labaratuavarında dondurarak saklamıştır. Daha sonra  1994 yılında dünyadaki ilk Kordon Kanı Bankası Amerika Birleşik Devletleri’nde kuruldu. Takip eden yıllar içinde dünya üzerinde birçok kordon kanı bankası kuruldu ve binlerce bebeğin kordon kanı bu bankalarda koruma altına alındı. Bebek kordonundan elde edilen kök hücreler  elde etme  ve depolama açısından en kolay ve ucuz yöntemdir.

Bebek anne karnındaki yaşamında, göbek kordonu ile anne kanından plasenta aracılığı ile beslenir. Plasenta, bebek ile anne arasındaki besin ve oksijen alışverişini sağlayan bir yapıdır  ve doğumun üçüncü evresi ile plasenta rahimden ayrılıp dışarı atılır. Kordon kanı, bebeğin doğumundan sonra bebek-eşinin içinde kalan kandır. Bu kan kök hücre açısından son derece zengindir.

Kök hücre nedir ve nerelerde bulunur?

Kök hücreler, insan vücudunda bulunan ve her türlü vücut hücresine dönüşebilen ana hücrelerdir. Nerede bir  onarım ihtiyacı varsa, oraya giderek gereken hücre tipine dönüşür ve oradaki olası hasarı  onarırlar. Hangi tip hücre ve dokuya ihtiyaç varsa ona dönüşürler. Vücutta en fazla olduğu zaman anne karnındaki bebeklik çağıdır. Daha sonra alınan yaşlarla beraber sayısı azalır. Nitekim  yaşlanmayla beraber doku, organ iyileşmelerinin daha yavaş ve güç olduğu da bilinen bir gerçektir. Geçirilen travmalara bağlı yaralar yaş ilerledikçe çok daha zor iyileşmektedir.

Kök hücreler, tüm vücut doku ve organlarında, kan dolaşımında bulunur. Fakat özellikle üç yerde daha fazladır. Bebeklerin göbek kordonu, kemik iliği ve damarlarımızdaki  kan tarihte ilk olarak kemik iliğinden ameliyatla alınan kök hücreler lösemi tedavisinde kullanılmıştır. Bu yöntem hala uygulanmakta ve cerrahi koşullar altında ameliyathanede yapılmaktadır. İlerleyen yıllarda vücutta dolaşan kandaki kök hücrelerin kullanılabileceği anlaşılmıştır. Bunun için önce hastaya hormon verilerek kemik iliğindeki kök hücrelerin hızla çoğalıp kana geçmesi sağlanır. Daha sonra, filtre  yardımıyla kandan toplanır ve kalan kan vücuda geri verilir. Bu yöntem de hala uygulanmaktadır. Fakat bu yolla elde edilen kök hücre sayısı diğer yöntemlere göre daha azdır. Bebek kordonundan elde edilen kök hücreler ise , elde etme  ve depolama açısından en kolay ve ucuz olanlarıdır.

Kordon kanı nasıl alınır?

Beklenen doğumdan yaklaşık 3 hafta önce gebenin tercih ettiği kordon kanı bankası ile görüşüp gerekli hazırlıkların yapılması gerekmektedir. Bu şekilde gerekli ekipman ve kişilerin doğum esnasında hazır bulunmaları sağlanır.   Kordon kanını istenirse doğumu yaptıran hekim, istenirse kordon kanı bankası doktoru tarafından  doğum anında alınır. Tercih doğumu yaptıran hekimindir. Doğumun şekli vaginal veya sezaryen olması işlemi ve prosedürü değiştirmemektedir.

Bebek doğduktan hemen sonra göbek kordonunun ortasına bir klemp takılır ve göbek kordonu kesilir. Geride kalan plasenta  içindeki kan özel bir kan alma seti ile doktor tarafından setin ucundaki torbaya alınır. Plasenta rahimden atılmadan kanın alınması gerekmektedir. Kanın yerçekimiyle kolayca alınması için torbanın plasentaya göre daha aşağıda tutulması faydalı olacaktır. Anne  ve bebek bu işlemden dolayı zarar görmez ve acı çekmez. Tüm bu işlem 3-4 dakika sürmektedir. Ne kadar fazla kan toplanabilirse o kadar fazla kök hücre toplanmış olmaktadır. Toplanan kan  özel muhafazasına konulduktan ve gerekli ısı kontrolü sağlandıktan sonra en geç 24 saat içinde laboratuvara ulaştırılmalıdır. Kordon kanının laboratuvara ulaştırılması ve güvenliliği kordon bankası görevlisine aittir.

Kordon kanı nasıl ve hangi şartlarda saklanır?

Laboratuvara ulaşan kordon kanı bazı incelemelerden  geçirilir ve ilerde olası bir kök hücre nakli için  miktar, kök hücre sayısı ve mikrobik riskler açısından tetkik edilir. Daha sonra  değişik dondurma formüllerinden biri kullanılarak dondurulur ve sıvı azot tanklarına yerleştirilerek -196°C’ de saklanır. Saklama süresi olarak belirlenmiş bir zaman bulunmamaktadır. Kanın sahibi arzu ettiği sürece kordon kanı bankası bunu aynı şartlarda muhafaza eder.

Kordon kanı hangi amaçlarla saklanır? Ne işe yarar?

Kordon kanı saklamanın en büyük nedeni  ileride oluşabilecek araz ve hastalıklara karşı önlem almaktır. Bu hastalıklar kordon kanının yararlı olduğu bilinenler dışında halen araştırma halinde olan bir çok hastalık için de geçerlidir. Bu saklamanın getirdiği kolaylık  bebeğin ilerde kök hücre tedavisi gerektirecek organ doku yaralanması, harabiyeti gibi bir durumla karşılaştığında  doku uyumu olan verici aramaya gerek kalmadan kendine ait sağlıklı bebeklik çağı kök hücreleriyle tedavi edilebilmesidir ve bu da büyük bir avantajdır.

Diğer bir amaç  bebeğin kardeşlerinde yada  doku uyumu olabilecek yakın akrabalarında çıkabilecek hastalıkların tedavisidir. Yüzlerce hasta kordon kanı sayesinde tedavi olabilmişlerdir . Günümüzde göbek kordonundan elde edilen kök hücreler  lösemi , lenfoma, retinoblastom gibi  kanserler, bağışıklık yetersizlikleri, aplastik anemi, fankoni anemisi gibi kemik iliği hastalıkları, doğuştan gelen kan ve diğer bir kısım hastalıklarda kullanılmaktadır. Parkinson, Alzheimer gibi 50’den fazla hastalığın tedavisinde faydalanılmaktadır. Yapılan yeni çalışmalar kullanım alanını genişletmekte ve ilerisi için umut vaat etmektedir .

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Annelerde İlk Endişe: Yenidoğan Sarılığı

Yeni doğum yapan annelerin yaklaşık ilk bir hafta içerisinde endişe duydukları ilk konu, bebeklerinin göz beyazı ve derilerinin sarı renkli bir durumda olmalarını gözlemlemeleridir....