Kara Delik Etrafında Yaşam Olabilir mi?

33
karadelik

Son dönemlerdeki Dünya dışı yaşam araştırmaları yıldızların etrafında yaşamın oluşması için en verimli koşullara sahip olan ve Goldilocks bölgesi denilen alanlardaki gezegenleri araştırmaya odaklı. En son yapılan araştırmalar Goldilocks bölgelerinin süper kütleli kara deliklerin çevrelerinde de var olabileceğini gösteriyor.

Dünya’nın başı dertte! Mahsuller ölüyor ve ölümcül toz fırtınaları gezegeni yaşamak için zor bir hale getiriyor. Bunun sonucu olarak insan ırkı yeni bir ev arayışı içerisinde. Umutsuzca devam eden yeni dünya arayışı için Joseph Cooper önderliğinde bir grup astronot, Satürn yakınlarında bulunan bir solucan deliğine girip, Gargantua adı verilen bir süper kütleli kara delik etrafında dolanan okyanus gezegeni olan Miller’ın gezegenine gidiyorlar.

Hollywood’un 2014 yapımı bilimkurgu efsanesi “Yıldızlararası” filminin kurgusu bu şekilde. Eğer son dönemde yapılan araştırmalar göz önüne alınırsa, bu fikir aslında o kadar uzak bir olasılık olmayabilir. Son çeyrek yüzyılda ötegezegenlerin keşifleri ile ilgili inanılmaz bir gelişme kaydedildi. Şimdilerde Güneş Sistemimizin dışında başka yıldızların etrafında dolanan 4 binin üzerinde ötegezegen olduğunu biliyoruz.

Geleneksel bakış açısı, Dünya 2.0’ı bizim gezegenimize benzer, Güneş benzeri bir yıldıza güvenli ve yeteri kadar sıcak bir mesafede aramamızı söylüyor. Ancak böyle bir koşulda yaşamımız için en önemli şeyi bulabiliriz: Su. Yaşam kaynağı olarak gördüğümüz yıldızlara kıyasla, kara delikler ölümün ve yıkımın habercisi gibi görülmekte çoğu zaman. Kara delikler dev yıldızların yaşam döngülerinin sonunda oluşmaktadır ve kütle çekimleri o kadar güçlüdür ki dev bir kozmik tuzak gibidirler.

İçine düşecek olursanız, geri dönme şansınız olmadan atomlarınıza ayrılırsınız. Bu koşullar yaşamın oluşumu için hiç ideal görünmüyor ancak kaçırdığımız bir nokta olabilir mi?UZAY TOZUJapon Ulusal Astronomi Gözlemevi’nden Keiichi Wada, bir şeyleri atladığımızı düşünüyor. Wada, kara deliklerin fiziği üzerine çalışıyor ve gezegen oluşumu üzerine çalışan meslektaşları ile bu fikrin mümkün olup olmadığı üzerine çalışmalar yapıyor. “Kara delikler ve gezegen oluşumu çok farklı alanlar ve çoğunlukla iki alan arasında bir bağlantı yok” diyor Wada.

Wada ve ekibi bu durumu, tüm bildiklerini süper kütleli kara delikler etrafında gezegen oluşumunu anlamak üzere birleştirerek değiştirdi. Gezegenler yıldızların etrafında kütleçekiminin toz parçacıklarını bir araya çekip küçük kayalar oluşturması ve bu kayaların çarpışarak daha büyük cisimler meydana getirmesi ile oluşuyor. Wada ve ekibi bunun karadeliklerin etrafında olup olamayacağını anlamaya çalışıyor.

Geçtiğimiz Kasım ayında yayınladıkları model, kara deliğe 10 ışıkyılı gibi bir uzaklıkta kütleçekimsel koşulların bir gezegen oluşumuna izin verecek seviyede olduğunu gösterdi. Wada, “Bu bir süper kütleli kara deliğin etrafında gezegen benzeri bir cismin oluşma ihtimalini ortaya koyan ilk çalışma.” diyor. “Bir süper kara deliğin etrafında inanılmaz miktarlarda toz olduğu için, 10 binden fazla gezegen oluşumu gerçekleşmesini bekliyoruz.” Bu çok fazla keşfedilmemiş dünya demek. Tabii ki kara delikler etrafında gezegenler olabilmesi, onların yaşama elverişli olacağı anlamına gelmiyor.

Dünya üzerinde canlılar büyük çoğunlukla Güneş’in ısısına ve ışığına bağlı bir hayat sürüyor. Bir yıldızın ışığı olmadan kara delik civarında bir yaşam, alternatif enerji kaynaklarına ihtiyaç duyacaktır. Neyse ki, böyle bir enerji kaynağı bulması güç bir şey olmayabilir. NASA’dan Dr. Jeremy Schnittman’ın geçtiğimiz güz yayınladığı bir çalışmaya göre, kara delikler etrafında bulunan toplanma diski bir yıldızın yerini tutabilir. Toplanma diski, kara delik etrafında birikmiş ve adeta kara delik tarafından yutulmak üzere sıraya girmiş materyallerden oluşan disk şeklinde bir yapı.

Buradaki madde kara deliğe düşmek üzere spiral bir yörüngede dolanırken aşırı derecede hızlanarak ısınıp çok yüksek miktarda enerji yayıyor. Schnittman, “Bildiğimiz neredeyse tüm kara delikler toplanma diskine sahip ve bu toplanma diskleri aşırı derecede parlak” diyor. Hesaplamalarına göre, bir gezegeni kara delikten yeteri kadar uygun bir mesafeye koyduğunuzda, toplanma diski gökyüzünde Güneş’in göründüğü boyutta ve parlaklıkta görünecektir. “Böyle bir senaryo bizim güneş sistemimize çok benzeyecektir” diye ekliyor.

Gerçekten de böyle bir gezegende gündüz görünümü gezegenimize çok benzeyecektir ancak gece görünümü tamamen farklı olacaktır. Galaksi merkezlerindeki süper kütleli kara delikler, yıldızlar tarafından öyle sarılı durumdalar ki, etrafındaki bir gezegende gece gökyüzü gezegenimizdekinden 100 bin kat daha parlak olacaktır. Gecenin parlak olmasını sağlayan bu yıldızlar, gezegenimizdeki gibi gökyüzünde saçılmış olarak görünmeyecektir. Kara deliğin çekim kuvveti gezegeni öyle hızlara çıkartacaktır ki, tüm bu yıldızlardan gelen ışık tek bir noktaya toplanmış gibi görünecektir.

Schnittman bu durum için şu benzetmeyi yapıyor: “Yağmura doğru araba sürmek gibi.” Bir bilim kurgu filminde warp hızına çıkan bir uzay gemisi gibi. “Kesinlikle muhteşem görünecektir.” Tüm bunlara rağmen, toplanma diski ile ısınan gezegenin bir problemi var. Schnittman, “Yığılma diskleri Güneş’ten çok daha fazla X-ışını ve morötesi ışın yayıyor.” diyor. Bu tarz bir ışınım, yaşanabilir bir gezegeni bile sterilize edebilir.

“Buna karşın bulutlarla kaplı bir atmosfere sahip olunması gerekir.” diye ekliyor. Böyle bir durum, şimdiye kadar keşfettiğimiz ötegezegenler göz önüne alınırsa, bulması zor değil. “Kalın ve puslu atmosferler çok yaygın.” Dünya’da sıcak ve nemli yaşanan bir gün gibi bir gezegen atmosferi ile bu durum aşılabilir. Bir kara delik etrafında yaşam olabilir mi? Keşfedilmemiş dünyalar bu ay Popular Science dergisinde.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz