Perşembe, Ağustos 11, 2022

Ananas ve Ananas Suyunun Faydaları ve Zararları

Orjinal adı Ananas Comosus olan ananas bitkisi Bromeliaceae familyasından gelmektedir. Bu bitkinin sadece yapraklarından ve meyvesinden yararlanılmaktadır. Ananas tropikal mevsimi olan yerlerde yetişen bir bitki olduğu için özellikle Güney Amerika’da, Küba’da, Güney Afrika’da ve Filipinlerde yetiştirilmektedir. Ananası tarihte ilk bulan ve yetiştiren kişi Christopher Columbus’tur. Amerika’da yavaştan ünlenmeye başlayan bu meyve ileriki zamanlarda yine Columbus sayesinde Avrupa’ya da taşınmıştır. Günümüzde yaklaşık olarak dünyada senede beş milyon ton ananas üretimi yapılmaktadır.

Geçmiş Zamanlarda Ananas’ın Kullanımı

Çok eski zamanlarda özellikle Brezilya topraklarında bulunan ilkel kabileler de ananas çok değerli sayılırdı. Bu kabileler şu anda günümüzde ana besin maddesi olan ekmeği kullandığımız gibi ananası kullanırlardı ve şarap yapımında da bu meyveden faydalanırlardı. Yapılan coğrafi keşiflerle birlikte Avrupa sınırına giren meyve çok fazla tatlı olması nedeniyle kraliyet yapılanmasının da ikiye bölünmesine neden olmuştur. Amerika’da bulunan ilkel kabilelerde de ananas dostluk ve barışı temsilen kullanılırdı.

Ananas ve Ananas Suyunun Faydaları

Yapılan çeşitli araştırmalarda ananasın içerisinde bulunan bromelain etken maddesinden dolayı kansere karşı önemli bir antikor olduğu saptanmıştır. Bunun yanında bağırsak, yumurtalık, akciğer ve cilt kanserlerinde de kanserli hücrelerin gelişmesini durdurduğu bilinmektedir.

Mide de gıda sindirimini rahatlatarak kişiye enerji verir, dinamiklik sağlar. Bromelin etken maddesi sayesinde vücutta fazla miktarda depolanan proteinlerin ayrıştırılmasını kolaylaştırır. Ananas suyunda bol miktarda C vitamini bulunduğu için özellikle sonbahar mevsiminde grip, soğuk algınlığı gibi bulaşıcı hastalıklara karşı koruma sağlar.

Ağır ve yağlı beslenmeden sonra vücuttaki şişkinlik hissini azaltır ve meydana gelen ödemleri tedavi eder. Anti İnflamatuar özelliği taşıdığı için özellikle Artrit hastalarının tüketmesi gerekmektedir. Eklemlerde ve vücut kaslarında meydana gelen ağrıları geçirir. Kabuklaşmakta olan yaraların iyileşme süresini kısaltır.

Ananas’ın Doğru Tüketim Şekilleri

Ananasın çeşitli tüketim şekilleri bulunmaktadır. Meyve olarak da tüketileceği gibi suyu sıkılarak meyve suyu olarak da içilebilir. Bunun yanında ince ince doğranarak salatalarda kullanılabilir. Ananası doğru bir şekilde ve ziyan etmeden ayıklamak için üst bölümünü meyve bıçağıyla kestikten sonra kalan parçasını yukarıdan aşağıya kavun kesermiş gibi dört ayrı parçaya bölün ve o parçaların kabuğunu çıkararak içerisindeki meyveyi dilimleyin. İyice olgunlaşmış ananas lezzet bakımından oldukça iyidir. Olgunlaşmış ananasların çok fazla bekleme süresi olmadığından dolayı çabuk tüketilmesi gerekmektedir.

Ananasın olgunlaşıp olgunlaşmadığını da kabuğuna bastırdığınızda içeriye gömülüp gömülmemesinden anlayabilirsiniz. Eğer içeri gömülüyorsa olgunlaşmıştır. Kabuğunda delikler ve çeşitli zedelenmeler meydana gelmiş ananaslar kesinlikle tüketilmemelidir. Ananası konserveden çok taze meyve olarak tüketmeliyiz. Çünkü konserve şeklinde satılan ananasta bromelain enzimi bulunmamaktadır ve vitaminlerin büyük bir bölümü de daha önceden etkisini yitirmiştir. Bunun dışında eczanelerde ananastan üretilen bromelain enzimi kapsüller şeklinde reçetesiz olarak satılmaktadır.

Ananas’ın Zararları

Ananasın sağlığa çok ciddi zararları bulunmamaktadır. Fakat bazı kişilerde alerjik reaksiyonlar ve mide problemleri görülebilir. Midesinde ülser ve gastrit rahatsızlığı bulunan kişiler kesinlikle ananas yememelidirler, çünkü ananas midedeki asit seviyesini yükseltmektedir. Hamileler de ananas tüketmemelidirler. Son olarak ananas çok tatlı ve şekerli bir meyve olduğu için yüksek şeker hastaları da ananası dikkatli bir şekilde az az tüketmelidirler.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz